Müzehher Gökmen
Şiirleri (72)
ân ikiye bölündü
yüzlerimizden kazındı
içimizden açılan
kovuğu
gizemler doldurdu
deniz
ihtilâl vurgunuyla esen her rüzgâr
muammalı yanılgı çoğaltır
yüreğin sadağından atılan her ok
rûhu tenden sıyırır
merhaba
şiirden bahçem
imge avında
anlamlı, anlamsız
açtırırken çiçekleri
coşku
yağmurlar kurumasın
dört mevsimi kâğıda düşür...
pencere
sönen lambada
düşünür akıl
karanlıkta kitap cildinde
özlerken ışığı
sağaltan özne
karın yağmasını bekler
yağsa at içinden koşacak
durulacak mavi sularda
aynadaki çukurun
seni düşünmek bile güzel
açtığın kapılardan
uğur böcekleri girsin
ıslık çalsın rüzgâr
eritsin içinin buzullarını
sevildiğini fısıldasın kulağına
yaş doldurdu kuyuyu
taştı özlem
gözlerden okunur ay
yüreğini kalbimden başka
kalbini kalbimde dinledim
gökyüzü olup indiğim
gözlerinin nehrinde
uzuyor saçlarım
eskiyen ömrümle
yeşeren yağmurların bahar sevinci
düşler ıslandıkça
yakasından tuttu
gümrâh gümrâh mevsimleri
taşıdı güvercinler
gözlerin aynam
göz bebeklerimde oturan özlemin
yazgısıydı kaderin
usul usul değdi
ömrün ömrüme
özünden çoğalır
göğün genişliği
denizin derinliği
suyun sesi
toprağın bereketi
Hakkında
kitap sayfalarında kaldı parmak izleri.../ M. Eylül Gökmen
anılar defterinde öyle aç ki; diken uyanmasın, gül anlamasın../ M. Eylül Gökmen
anılar defterinde öyle aç ki; diken uyanmasın, gül anlamasın../ M. Eylül Gökmen