AĞITLARIN DOĞDUĞU MEMLEKET

17.10.2026 124 okunma
Ben ki gurbetin kahpe bahçesinde bile Göğsümü gere gere, gür sesimle Haykırabilirdim. Ama bak işte, bugün buradayım, Yarın kim bilir hangi meçhul patikada… Azığım, giysim bir torbanın dibinde. Yollara düşeceğim, Durup dinlenmeden gideceğim. Akıl kârı değil artık, İnanmam, bir daha dönemem bu pınarın başına. Yurtsuzum, kimliksizim bugün. Hangi yurda adım attıysam Bir anı bıraktım, bir sitem ektim toprağına. Kör olsun gurbetin kalleş gözü Memleketimin kokusundan, sesinden Habersizim, çaresizim, yetimim… Şimdi biri çıksa, tutsa elimden, sorsa Dostum, şarkı mı, türkü mü ararsın Derim ki Yok, gözlerine kurban olduğum, yok. Şiirler zaten kanayan kalbimde dizim dizim. Ben ağıtların doğduğu o helal yurdu ararım… Bilemezsin, Karlı, buzlu sınır boylarında Kanadı kırılmış bir dağ kuşuyum ben. Sarı yazmalı hüzünler kuşatmış dört yanımı, Hangi göğe uçsam, sınır çıkar karşıma. Açıp baksaydın göğsümün içine, Görseydin kalbimdeki yangını, Anlardın gökyüzüsüz, evsiz, dilsiz, Ortadan bıçaklanmış yarım bir yaşamım. Sen kendi avazına, kendi sevdana vurulmuşsun. Ama ben… Anamın ağıt yakan sesine vurulmuşum. Memleketimin kan kokan yeşiline, Hasret kokan kırmızı toprağına aşığım. Ama neyleyim… Neyleyim dostum. 08.06.2026
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →