Ah!

15.10.2026 73 okunma
Ah! Göğün kırılmış bileğinden sızan Son beyaz kan, Rüzgârın unuttuğu bir uçurumdan kopup Adına doğru savrulan Sessiz bir felaket. Senin teninde eriyip Kendi yokluğuma karışmak. Paslı bir saatin içinde sıkışmış kış. Bacalardan yükselen dumanlar, Göğe yazılmış yarım ağıtlar. Her çatlakta, Zamanın dişleri arasında kalmış Biraz sen. Gece… Siyah bir nehir olup Binaların omuzlarından akarken, Ayaz… Sessiz bıçaklarını biliyor tenimin. Ah, ben... İçimde göç eden mevsimlerin ardından Boşalmış bir kuş göğüyüm. Kanatlarımda senin adınla çoğalan Binlerce uzaklık. İsterse karanlık Yıldızların kemiklerini kırsın. İsterse gece Bütün yönleri yutup körleşsin. Senin sabahına doğru eğilen Bir ayçiçeği sabrıyla beklerim. Ah, sen... Dokunamadığım bir yangının ışığı, Sesini kaybetmiş bir nehrin denizi, Ömrümün ortasında açılmış Derin ve gizli bir kratersin. Bir düşüşün yankısı gibi Büyürsün içimde, Yaklaştıkça uzaklaşan, Uzaklaştıkça çoğalan. Ah... İçimde uğuldayan bütün fırtınaları Bir avuç karanlığa gömüp, Aynı göğün altından Aynı yokluğa, Yağmayı bilirim. Her dönüşümde biraz daha eksilen, Her eksilişimde biraz daha Sana benzeyen. 29.07.2026
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →