BEYAZ BOŞLUK

15.10.2026 70 okunma
Bir hüzün bırakacaksam eğer, Akşam ışığının camdan çekilişi kadar Kısa ve zarif… Hayatın cümlesinden düşen Bir kelime gibi sessizce olsun. Göğün rengi solgun bir huzura dönsün, Yağmur karıştırsın toprağa son hatıramı. Ne yazın kavurucu soluğunda çatlasın dudaklarım, Ne kışın ayazı titretsin ardımdan gelenleri. Giderken ilişmeyeyim günün telaşına. Sabah perdeleri aynı ışıkla açılsın, Çaylar aynı buğuyla tütsün masalarda. Öğle vakti kimsenin lokması Ansızın kedere kesmesin. Akşam kapılar her zamanki gibi açılsın. Ben.. Yalnızca eksilmiş bir ses kadar Fark edileyim. Bir nehrin sislere karışan son kıvrımı Çekeyim kendimi zamanın içinden. Sade bir veda olsun benimkisi. Gösterişsiz, Gürültüsüz, Ve mahcup… Tam da hayatın güzelleştiği bir anda, Tandır ekmeğinin sıcaklığı dolaşırken sokaklarda, Pencerelerde çiçekler gün ışığını sessizce toplarken, Bir çocuğun kahkahası uzak bir avludan yükselirken, Yokluğum karışsın günün çekilen ışığına. Yaşadığım hayata bırakılmış Küçük ve zarif bir teşekkür Sadece hafif bir sükût kalsın. Adım... Okunmuş bir mektubun sonunda kalan Beyazlık gibi kalsın Rüzgârın suya yazdığı Kırık bir harf. İkindi vakti olsun mümkünse. Gölgenin uzadığı, Sokakların sesini kısmaya başladığı, Gökyüzünün altın bir tülle örtündüğü o saat. Ne çalan telefonlar irkiltsin yürekleri, Ne kara bir haber bölünsün sofralara. Şehrin kalbinden telaş çekilirken Geçsin vedam. Belki sıradan bir çarşamba, Belki kimsenin adını anımsamayacağı sakin bir perşembe. Ne gün bütünüyle bitmiş olsun, Ne de hayat bütün ışıklarını toplamış. Zamanın eşiğinde duran o duru arafta Bir satır arası kadar eksileyim dünyadan. Yaşamak… Kırılmadan eksilmenin bilgisidir biraz, Bir kalbe değip yankısını rüzgâra emanet etmek, Kabuk bağlamış acıların üstünden ışık gibi geçmek… Gitmek de böyle bir vakarla olmalı, Günün son altını akşama bırakışı gibi, Yaprağın toprağın belleğine karışması kadar sessiz. Öyle bir vakit olsun ki gidişim, Eylülün ince ışığı değsin taşlara, Nisanın yumuşak yağmuru Yıkasın ömrümün son izlerini. Ter düşmesin mezar taşıma. Üşümesin kürek tutan eller. Sadece derin bir sükût... Bir ömrün çekildiği yerde Kalan son beyaz boşluk. 08.08.2026
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →