BİR NEFES DAHA KAL

15.10.2026 67 okunma
Bakıyorum saatlerce, Düşer gibi oluyor gölgen duvara Sarı bir lamba, Bıraktığı yerde unutulmuş Yoksun, biliyorum. Yoksun ama masada kalabalık bir yerin var. Bir çay bardağı soğuyor, Bir ayrılık büyüyor sessizce, İkimizden habersiz. Öyle bir ayrılık ki bu, evlerden ırak, Çaydan yükselen buhar bile Yüzüne benzemeye çalışıyor, Yanılıyor, vazgeçiyor, dağılıyor havaya. Hangi sokağa çıksam, Gölgen uzuyor kaldırım taşlarına Gölgen yok diyorum oysa. Zihnimin kalabalığı oynuyor bu oyunu bana. Adının ilk harfini ansam, Pencereme hafif bir yağmur damlıyor. Bir sesini duysam, Sokağın taşları ısınıyor avuçlarımda. Kirpiklerin... Geceyi ikiye bölen uzun kuşkanatları. Gülüşün, Narçiçeği renginde bir yaz akşamı. Saçların akıyor omuzlarından bir nehir, Her teli unutturuyor bana, Evime giden bütün yolları. Ey yüzüne nisan düşmüş kadın, Ey sesi akşam ezanına karışan sevgili, Gözlerin değince dünyama, Bütün kuşlar aynı anda havalanır, Bütün saatler durur, Masa da susar, sandalye de. Beni benden çal diyorum, Bir mendilin ucuna bağla ismimi, Bir bulutun içine sakla, Bir yağmur damlasında taşı uzaklara. Gece büyüsün, Sabaha sürsün karanlık Dizlerinin dibine bırak beni, Bir gül yaprağı gibi, En masum, en yorgun. Yeter ki gitme. Bir nefes daha kal. Sen gidince şiir bitmiyor, sevgili Şiirin içindeki dünyam yıkılıyor, Molozlar arasında kalıyorum. 04.12.1998
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →