COĞRAFYANIN AŞK HALİ

15.10.2026 67 okunma
Dicle gibi süzülürsün içimin dehlizlerine, Sessiz, Kederli Alabildiğine vakur. Munzur’un deli rüzgarıdır savrulan saçlarında, Fırat’tır gözlerin O asi, o baş eğmez, o zaptedilmez yangın yeri... Gel bana Anlamını bilmediğim, Dağ kokan o Kürtçe kelimelerle gel. Ben lisanı değil sevdiğim, Gözlerindeki o saklı cenneti, O kadim sürgünü okuyacağım. Sözcüklerin ötesinden, Taa can evinden, Gözbebeklerinden öpeceğim seni... Bir ben kalacağım İnadına bu kahpe yalnızlığın, Bir de göğsümüzde çelik gibi büyüyen O devasa umut. Kurşun seslerinin, Barut kokusunun bittiği yerde Çocuk gülüşleri yankılanacak sokak aralarında Yalınayak, Ak pak ve hilesiz... Sen ki bin yıllık surların, Çöl fırtınalarının içinden süzülen, Beni bu yalan çağda, Bu taş duvarlar arasında Bir Mem olmaya mecbur kılan Zîn Amed gibi bakarsın Fırat’ın kıyısından Nehrin o hırçın kavgası, Koca bir tarihin ağır, kanayan yarası... 04.04.1994
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →