GİDİYORUM

15.10.2026 56 okunma
İçimde çınarların kökünden sızan sızı Yaprağında gizli senden ayazın izi Dilimde sustukça büyüyen bir nehir uğultusu Gözlerimde yıktığın o eski şehrin tozu. Ömrün son cümlesini noktalar gibi Kendi karanlığımı sırtlanıp sessizce Bir bilinmeze gidiyorum. Dur deme Kalbinde bana ayrılacak yok bir köşe Aşk diye sunduğun içimde derin bir yara Geçer demekten yoruldu o dilsiz yük Yeni bir gökyüzü doğurdum enkazımdan Varmış tükenmenin de bir şerefi Bunu anladım ve gidiyorum. Bir masalda figüran olmakmış seninle yürümek Evimde yabancı gibi kapı eşiğinde beklemek. Kırılmak anlık Dökülen parçaları toplamak bir ömre bedel Kalbimi emanet ettiğim elden almışım ecel. Meğer en çok saçlarımı teğet geçen O soğuk rüzgârların yakmış Ruhum usanmış yokluğunun koyu gölgesinden Senden gidiyorum. Ne bir yemin temize çeker bizi ne de bir özür Dokunduğumuz her kelimeyi öldürür bu uçurum. Yarım kalan ne varsa heybeme doldurup hepsini Güneşi hiç görmeyecek Koynuna bırakıyorum gecelerin Sen gölgeni başka iklimlere sat Ben artık kendi ışığımla yanacağım. Yol senin olsun ben kendi patikamda kaybolacağım 08.08.2008 Anadilim gibi kalbimin en derininde ve yasak olsan da Kara gözlerine beni de göm Hevalo! Kara gözlerine beni de göm 11.01.2014
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →