HALA ve HEP

15.10.2026 71 okunma
Loş bir meyhane Duman tavanda Günahlarım meze Bir yudum, bir kıvılcım, bir bakış... Zeytin tanesi acısı Dilimde kalan yaralar Yarına kalana hüzün Çatal ucunda sunduğum Kelimeleri içer Hiç süslemeden, Hiç korkmadan. Hani vapuru kaçırırken Hay aksi gibi... Son tren giderken İçinden yükselen, O çaresiz ah...” Sözlerim yarım, Gözlerim dolsun, Terlesin masada bardak. En güzel cümleler Söylenir sonradan En geç anlaşılan özlemler Gülüyor musun ? Birinin omzuna yaslanırken? Hatırlamıyorsundur beni, Biliyorum… Seni hiç unutamadım. Rakı kokusu, Eski bir şarkı, Her yalnız bir köşe Seni getiriyor bana. Gel, bir yudum daha içelim. Günahlarımızla, Özlemlerimizle, Söylenememiş küfürlerle... Koyu bir köşede, Sadece ikimiz. Rakı, meze, Aramızdaki o tarifsiz acı. Belki bu sefer En başta söylerim. Hâlâ ve Hep. 04.12.2000
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →