HAYAT

15.10.2026 58 okunma
Uykunun koyulaştığı o belirsiz eşikte, Adı hafızadan sızan mistik bir buğu. Rüzgârın avucundaki un ufak bir kule, Varlıkla yokluğun ince çizgisinde titreyen bir gölge. Bir kirpiğin diğerine dokunduğu o sessiz, Amansız an… Ne evvelin tutabildiği bir başlangıç, Ne ahirin kapatabildiği bir son. Zamanın kendi gölgesini ezerek aktığı Rüya dolu bir uçurum. Göğse sığan tek bir soluğun İçinde sakladığı bin yıllık kırgınlık… Kalbin kavramakta geciktiği, Dokundukça eksilen, Hatırlandıkça ufalanan bir zamansızlık. Dün müydü o yankı? Bir kehribar tanesinde tutsak kalan o eski ışık? Yoksa belleğin zihne kurduğu zarif bir tuzak mı? Çekildi sular, kurudu izler Yaşandı da silindi sanki Ama tortusu kalbimize çöken o ince, Derin sızı… Ne uzundu o patika, ne de kısa. Sadece bir fısıltıydı gecenin bağrında. Geçti… Sırrını çözmeye yeltenirken daha, Avuçlarımızdan kayıp giden bir tayf gibi Çoktan yok oldu zamanın rahminde… 09.09.1993
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →