O SON KİBRİT

15.10.2026 65 okunma
Hani akşam çöker ya birden, Öyle sessiz, öyle usul usul... Kapanmayan bir kapı gibi durur göğsünde. Çay kaynar ocakta, su fokurdar Küllenmiş saatlerin arasında. Gelir o namert sessizlik, Kurulur salonuna. Senden önce soğur bardaktaki çay. Ne bir can yoldaşı vardır evde, Ne de demlenen bir nefes. Hele bir eski ses düşmesin aklına... Kül sandığın yerden yeniden başlar yangın. Unuttuğun o en ufacık detay, Demir leblebi gibi dizilir boğazına. Yıllar önce bir omuza konmuş o dalgın el... İnsanın unutuldu sandığı ne varsa bir gece kalkar gelir. Kalleştir felek, hiç şaşmaz hesabı Gün gelir, insanı saçlarından tutup bırakır o kimsesiz, o rüzgârlı, o karanlık merdiven sahanlığında. Elin cebinde, Anahtarın avucunda, Kapın karşında... İçeri girecek bir ses yok. Bazen bir omuz bir ömrün devrilmesini engeller. Orada olduğunu bilmek, İnsanın gecesini sabaha çıkarır. Akşam işten dönerken o yokuştan, O eski binanın önünden geçiyorsan, Geçme hemen. Dur. O döküntü binanın önünde bir dakika fazla soluklan. Kendi kapısının anahtarını Cebinde bir namus gibi taşıyan herkes Gün gelir, o anahtarın dışarıdan çevrilemeyeceği, Duvarların yüzüne dik dik baktığı, Pencerelerin sokağı, Sokağın insanı unuttuğu O zifiri akşamla sınanır. Sokak geçip gider önünden kimse dönüp bakmaz. Sokağa sırt çevirmek, Zindan... İnsan bazen kendi evinin mahpusudur. Bir kapı çalınıyorsa içeride, Kulak ver o yankıya. Belki bir ihtiyar, Belki bir çocuk, Belki ömrünün yarısını gurbetin taşına gömmüş bir garip Bekliyordur bir merhaba sesini. Karanlık büyür. Kendi karanlığından artan O son kibriti yak. Rüzgâra karşı. Kora karşı. Bir başkası yolunu bulsun diye. Rüzgâr varsa ellerinle koru. Yağmur yağıyorsa göğsünü siper et. Kendi gecenden bir parça ışık kopar. Bırakıver Karanlıkta kalmış birinin önüne.
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →