ŞEBBOY MORU DÜŞLERİM

15.10.2026 68 okunma
Sabah olur hazin bir melodinin ucunda Şebboy moru düşlerim uyanır Hasret de yorgun bir göçebe Bir nefeslik kalsa da dönerim yuvaya Şafak vaktinin griliğinden gümüşî çizgiler düşer pencereme Ben yine gurbetin eşiğinde, Avuçlarımda yarım kalmış Bir dönüş sıcaklığı. Seni düşünüyorum. Kim bilir kaç gece geçti Aynı göğe bakıp da birbirimizden habersiz. Kaç yıldız düştü sessizce Kaçını dilek diye sakladık içimizde. Zaman, senden uzak kaldıkça Uzayan bir yolmuş meğer. Şiir yazar dudaklarım Vuslata döner saatler Gözyaşına döner şafak Pencerene konar yalnızlığım. Kapına yaklaşır gibi oluyor kalbim, Odanın sessizliğine karışıyor nefesim. Masada yarım kalmış bir çay, Geceyi bekler gibi soğumuş. Perdede geceyi taşıyan gölgeler… Uyuyor musun, Yoksa sen de benim gibi Geçmişin ayak seslerini mi dinliyorsun? Bir tespih tanesi gibi Geçiyor parmaklarından hatıralar. Bir fotoğrafın kenarında duruyor gözlerin, Bir eski cümlenin içinde gülüşün. Ben sana dokunmadan Saçlarının rüzgârını özlüyorum. Düşünden geçiyorum usulca, Gözlerin dalgın, Dudaklarında yarım kalmış bir söz. Cam buğu tutuyor, Göğsünde sessiz bir sızıyla Buğulu sabaha karışıyorsun Az sonra güneş doğacak, Duvarlardan gece çekilecek. Gölgeler kısalacak, Yollar yeniden uzayacak önümüzde. Belki başka bir sabah Aynı ışık düşer ikimizin penceresine. Ne gurbet kalır aramızda Ne suskunluk. Bir kapı açılır yalnızca, Sen bakarsın, Ben bütün yolları unuturum.
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →