SEN NEHİRSİN KİRMEM

15.10.2026 62 okunma
Çekilip kendi yatağına akmalı insan Ne kütüğün kahir yükü, Ne taşın sızısı kalsın... Birikir durur kirlenmiş kıyılarda, Lakin dokunamaz, Göğsünde taşıdığın o mermer berraklığa Bırak Gürültü çarpsın kendi karanlık duvarına. Nehir dediğin, Taşla bileyip o hırçın sesini, Bir kuşun omzuna bıraktığı namuslu izle akar. Kapıların ardı zifiri gölgeyse eğer, Sana o azıcık, o gariban bahçenin kokusu yeter... Kuşlar konmuyorsa duvarların üstüne, Açılmıyorsa kapılar o yeşil bahçelere, En derin nehirler bile, Yeryüzünü yırtarak sessizce varır denize. Sen ki yorulmuşsun bu alçak gürültüden, Her kapının ardında bir taş duvar bulmaktan... Aksın nehir İncitmeden, kanatmadan geçtiği toprağı... Kendi derinliğinde saklasın o ilk, o lekesiz berraklığı. Su katılmaz bir yalnızlıkla başlar bu yol; Birleşir elbet bir gün, Gökle aynı renge bürünen o heybetli denizle. Hangi kalenin suru yetti ki nehri hapsetmeye? Aşar gider bentleri, Yolunu kendi oyar, kendi bulur Varsın açılmasın o tahta kapılar, Varsın az kalsın omzunda kuşların izi... Sen nehirsin kirvem Sadece akışınla bile Güzelleştirirsin o kurak, o çorak kıyıları. İçindeki o yetim bahçeyi sula yavaşça; Gürültü biter, Sessizlik kalır sana... O zaman nehir biraz daha derinleşsin Gecenin ve dağ yolunun sesini alsın içine. Varsın zifir karanlık çöksün geçtiğin vadilere, Sesini duyurmak için bağırmaz hiçbir lekesiz su Bir nehir ne kadar sessizse, O kadar derindir uykusu... Korkma Omzuna konmayan o ürkek kuşlar bile Gün gelir senin serinliğinde kanat çırpar. Sessizliğin kıyısına tünek kurar. Ak Hiç acele etmeden, Kendi yanık türkünü söyleyerek ak... Çünkü bu kahpe çağın gürültüsü bitecek, Senin o mağrur duruluğun kalacak
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →