YORGUNUM BİRAZ

15.10.2026 67 okunma
Kendi gölgesine çarpan bir saatsin sen, Durmuşsun, Akrebin yelkovana kırgın bir durağında kentin. Ah kalbim, Yetim kelimelerin o kilitli çekmecesi Hangi cümleye başlasam Bir ucu mutlaka sana, Bir ucu taranmamış bir kadın saçına. Oysa ben isterdim ki bugün, Dünün o şık sürgününe yakışan bir yarın olsun. İsterdim ki aşk, O acımasız ve kırmızı ayin, İnansın yeniden kendine, Adını çoktan unutmuş Bütün o yorgun kalplere rağmen. Fakat yalnızlık biliyorsun, Bir kiracı gibi girip Ev sahibi gibi yerleşiyor göğsümüze. Ayrılık dediğin de öyle Şapkasını alıp giden bir adam değil, O kapı kapandıktan sonra içeride kalan, Bardağın dibinde unutulmuş O ağır ve imlâsız sessizlik. Şimdi boş ver Hangi rakı masasında eksildiğimizi, Hangi tenin kadehinde çoğaldığımızı. Ömrüm yanlış akort edilmiş bir Anadolu türküsü, Sözleri unutulmuş ama nakaratı hâlâ direnen... Yorgunum biraz, evet. Mavi bir suyun altında unutulmuş bir çan gibiyim, Kendi derinliğime gömüldükçe çoğalan. Kimse duymuyor bu çınlamayı, Ama boynumun tam şahdamarında, Hâlâ sana doğru çalan bir şeyler var. 07.08.2026
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →