YORGUNUM YAR

15.10.2026 64 okunma
Yorgunum yar, yorgunum… Kentlerin kırık dökük yollarında Ağır ağır adımlıyorum, Geride bıraktığın izleri. Her adımda bırakıyorum bir can Taşların soğuk sırtına. Ey sevgili… Bırak savursun adını meltemler, İçimde fırtınaya dönüşsün. Saçlarını topla, Dağıt sesini rüzgârlara son kez, Menekşe kokulu gecedeyim. Yasladım sırtımı taş duvarlara. Soğuk, cansız, şekilsiz… İçim daha soğuk şimdi yokluğunda. Dokun tenime, Dinle sesini atan kalbimin, Her vuruşu adını sayıklar sessizce. Gözyaşlarımı avuçla, Islansın ellerin tuzum karışsın sıcaklığına. Gel… Bu gece ya son olsun bu ayrılık oyunu, Ya da ebedi olsun, Saçlarını çöz yine, Bırak aksın omuzlarından zaman. Ben de döküleyim ayaklarının dibine Yaprak gibi, yavaşça. Öp beni son bir kez, Ya da ilk kez gibi öp, Fark etmez. Hâlâ o akşamdayım, Son bakışının rehinesi gözlerimde. Kırık kanatlarım, Gökyüzüne uçmak yerine Sana düşmek istiyorum. Menekşe kokulu nefesine, Zaman durmuş. Nefes almak ağır bir yük. Hâlâ seni bekliyorum, Gelmeyeceğini bilerek. Bir kere olsun utandır Sustur zamanı. Sar beni… Kaybolmuş bir yıldız gibi sar. Gecenin en karanlık yerinde, Seninle var olan eksikliğim, Tamamlanan bir yarımım. Sensiz… Uzayan bir gecenin Hiç bitmeyen sabahıyım. 22.11.2013
— (0 oy)
Paylaş: Twitter· Facebook· WhatsApp

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!

Yorumlar moderasyon sonrası yayınlanır.

Ali Fırat Dicle — Diğer Şiirler

Tümü →