Ali Fırat Dicle
Şiirleri (228)
GEL Kİ YANGIN OLSUN İÇİM
Sesin ki geceye karışır devrim gibi,
Uzak bir dağ köyünden vurur kavalın sesi.
İşler ruhuma mermi gibi o tanıdık tını,
Sol yanımda Unutulmuş, bir sızı...
KENDİ IŞIĞIMA YÜRÜRÜM
Hazır hissetmeyi bekledim yıllarca.
Sanki insanın içine bir gün ansızın
Işıklı bir sabah dolacak da
Korkular susacak,
GÜNAHLARINLA SEV BENİ
Günahlarınla çağır,
Adımı gecenin en kuytu yerine sakla.
Alnına düşen o son öpücüğüm,
Yarım kalmış umutların arasında unutulan bir âmin.
UMUT İNADINA
Umut inadına cayır cayır bağrımızda,
Beyaz tülbentlerin altında kor.
Dinmiyor acı, dağ gibi biriken
Sen yine de dik duruyorsun ana…
DİYARBEKIR
Surların akşamında
Dönüşür hafızaya taş.
Güvercin kanadında,
Çağlar
SUSADIM SUÇSUZ
Ne zaman rüzgâr esse
Biraz daha derine işlendi acın,
Gece her inişinde
İç sokaklarımı örttü karanlıklar.
MEZOPOTAMYA GÜNEŞİ
Sur ’un dar sokaklarında
Yankılanıyor sesler ayaktan.
Bazalt taşlar geceden daha kara
Dicle’ye doğru akan bir ağıt.
ADINLA YANDIM
Adınla yandım
Külleri avuçlarımda saklayarak
Karda ve rüzgârda
Üşüyen bir kuş gibi titreyerek
İLK KEZ GERÇEK
Özlem,
Ciğerlerime çöken yangın külü.
Her nefeste biraz daha batan.
Kalbim,
ÇARESİZ TİRYAKİLİK
Loş lambaların altında birikiyor gri sis,
Sıvası dökük duvarlara tırmanıyor keskin tütün kokusu.
Genzi yakan bir yangının anatomisi bu.
Aynı kül tablasının pürüzlü seramiğinde,
ELMA KOKUSU
(Halepçe’ye ağıt)
Sokakları kurşun karası,
Dağları suskun, göğü yaralı bir sabah…
Bir koku düştü rüzgârın sırtından,
SİNMİŞSİN İÇİME
Sesin geceye düşer, kaval tadında,
Gözlerimi kaparken ürperir içim.
Rüzgârı koklamasam da bilirim,
Yağmur sonrası toprağın,
Hakkında
1973 yılında Diyarbakır'da doğdu. Anadili dışında tek bir Türkçe kelime bilmeden başladığı eğitim hayatında, karşılaştığı tüm zorluklara rağmen öğrenme tutkusundan hiç vazgeçmedi. İlk ve ortaöğrenimini yatılı bölge okulunda tamamladı. Meslek lisesinde eğitim görürken çeşitli nedenlerle okuldan ayrılmak zorunda kaldıysa da eğitimini dışarıdan sürdürerek lise diplomasını aldı.
Aynı yıl Sağlık Meslek Yüksekokulu'na başladı. Maddi imkânsızlıklar ve dönemin siyasal koşullarının yarattığı güçlükler nedeniyle iki yıllık yükseköğrenimini beş yılda tamamladı. Uzun yıllar sağlık sektöründe çalışan yazar, mesleki deneyimini akademik çalışmalarla destekleyerek Sağlık Kurumları Yöneticiliği ve Sağlık Yönetimi alanlarında eğitim aldı.
Çalışma yaşamının yoğunluğu içinde yazmayı hiç bırakmadı. Çocukluk yıllarından itibaren tanıklık ettiği toplumsal değişimler, kimlik, aidiyet, eğitim, emek ve insan hikâyeleri yazılarının temel izleklerini oluşturdu. Yaşamın kıyısında kalmış insanların sesine kulak veren yazar, bireysel deneyimlerle toplumsal hafızayı buluşturan bir anlatım dili geliştirmeye çalışmaktadır.
Hâlen İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde öğrenimine devam etmektedir. Basım aşamasında 2 Romanı, Evli ve iki çocuk babası olan yazar, yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir.
Aynı yıl Sağlık Meslek Yüksekokulu'na başladı. Maddi imkânsızlıklar ve dönemin siyasal koşullarının yarattığı güçlükler nedeniyle iki yıllık yükseköğrenimini beş yılda tamamladı. Uzun yıllar sağlık sektöründe çalışan yazar, mesleki deneyimini akademik çalışmalarla destekleyerek Sağlık Kurumları Yöneticiliği ve Sağlık Yönetimi alanlarında eğitim aldı.
Çalışma yaşamının yoğunluğu içinde yazmayı hiç bırakmadı. Çocukluk yıllarından itibaren tanıklık ettiği toplumsal değişimler, kimlik, aidiyet, eğitim, emek ve insan hikâyeleri yazılarının temel izleklerini oluşturdu. Yaşamın kıyısında kalmış insanların sesine kulak veren yazar, bireysel deneyimlerle toplumsal hafızayı buluşturan bir anlatım dili geliştirmeye çalışmaktadır.
Hâlen İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde öğrenimine devam etmektedir. Basım aşamasında 2 Romanı, Evli ve iki çocuk babası olan yazar, yaşamını İstanbul'da sürdürmektedir.